İlk, orta ve lise eğitimimi İskenderun’da tamamladım. İskenderun Makzume Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde temel tıp eğitimine başladım.

Üniversite yıllarında plastik cerrahi branşına olan ilgim başladı, özellikle doğumsal deformiteler ve travmaya yaklaşımları beni cezbetti. İnsanların beden algıları ve başarılı bir estetik ameliyat sonrası özgüven ve kendilerine bakışlarındaki değişim yani benim açımdan ruhsal yenilenme bu branşı seçmemdeki en önemli nedendi. Elbette bedensel hastalıklarda tıbbi ve cerrahi tedavi önemliydi ancak isteğim farklılık yaratabileceğim sağlıklı ama belki de mutsuz bir kişiyi mutlu edebilmekti.
Bu nedenle Tıpta Uzmanlık Sınavında tek tercihim plastik ve rekonstrüktif cerrahiydi ve mezun olduğum 2001 yılında Ege Üniversitesi’ni kazandım.

Uzmanlık eğitimim boyunca doğumsal anomaliler, travma, mikro cerrahi ve estetik cerrahi konularında sayısız ameliyata girdim. Uzmanlık tezimi deri kanserlerinin bir tipi olan ve göreceli olarak diğer deri kanserlerine nazaran daha hızlı ve agresif seyreden ‘Malign Melanoma’ üzerinde klinik çalışma olarak yaptım.

Türkiye’de kadın cerrahların sayısı son dönemde artmasına rağmen halen yetersiz. Aslında herhangi bir meslek dalında cinsiyet önemli olmamalı, ancak pratikte gerçekliği ne yazık ki yok. Belki de bu yüzden her zaman meme estetik ameliyatları, estetik burun ameliyatları, vajinoplasti ve vücut şekillendirme konusunda yoğun bir taleple karşılaştım. Bu da sürekli yenilenmemi ve gelişmeleri yakından takip etmemi sağladı.

Türkiye’de estetik ameliyatlar konusunda en büyük talep ‘estetik burun ameliyatları’ üzerinedir. Burun ameliyatları diğer estetik ameliyatlardan farklı olarak hekimin etiketidir, hastamız her zaman göz önündedir. Sağlıklı nefes alan ve doğal görünen burun sonuçları her zaman tercihimdir. Cerrahi teknik ne olursa olsun her zaman söylediğim gibi önemli olan hekim tecrübesidir.

Son dönemde hızla yayılan ve tahminimce uygulama alanları giderek artacak bir diğer işlem ise yağ transferleridir. Yağ transferleri, uygun cerrahi teknikle yağın sağ kalım oranı arttırılarak uzun vadede yüz güldüren sonuçlar vermektedir. Bu nedenle yağın en az travmayla alınması ve uygulanması gerekir. Tercih ettiğim liposuction cihazı farklı basınçlarda yağ alabilen ‘water-jet liposuction’ sistemidir. Bu konuyla ilgili yurtdışında farklı eğitim programlarına katıldım ve uygulama alanlarını inceleme fırsatı buldum.

Estetik ve Plastik Cerrahi, tıbbın diğer dallarında olduğu gibi her zaman yeni gelişmelere açık. Bu yüzden ulusal ve uluslararası toplantıları düzenli olarak takip etmeye çalışıyorum.

Estetik ameliyatlar ve uygulamalar sosyal medya ve internet üzerinde yoğun olarak yapılan reklamlar nedeniyle de farklı olarak algılanabilmekle birlikte unutulmaması gereken bunların tıbbi bir uygulama olduğudur. Tavsiyem özellikle cerrahi dışı işlemleri basit olarak görmeyin ve muhakkak uygulamaları uzman hekimlere yaptırın.