Yüz

Yüz bölgesinde zarar gören ve yıpranan dokuların yeniden onarılmasına yardımcı olan PRP tedavisinde, bireylerin ciltlerinin daha sağlıklı bir görünüme kavuşması amaçlanmaktadır. Bilimsel alanda gerçekleştirilen en önemli atılımlardan bir tanesi olan Prp yüz tedavisinden günümüzde kadınların olduğu kadar erkeklerde sıklıkla faydalanmaktadır.

  • Yüz dokularının onarılması,
  • cildin daha esnek bir hale gelmesi ve
  • ince çizgilerin ya da lekelerin yok edilmesi

adına uygulanan tedavi yöntemi ile birlikte hastaların kendilerini daha iyi hissetmelerine de destek verilmektedir. Prp yüz tedavisi, cildinde bazı rahatsızlıklar bulunan tüm bireylere uygulanabilirken, tedavi öncesinde ise detaylı bir muayene işleminin gerçekleştirilmesi, problemlerin tam olarak tespit edilmesi adına son derece önemlidir.

Yüz Tedavisinden Kimler Yararlanabilir?

Prp yüz tedavisinden, cilt problemi olan tüm bireyler yararlanabildikleri gibi genel olarak orta yaşlı hastaların bu tür bir işlem gerçekleştirmesine izin verilmektedir. Prp tedavisi, hücrelerin yenilenmesi ve harekete geçirilmesi olarak bilinmektedir. Gençlerde ya da 20’li yaşlardaki bireylerde ise hücre yenilenmesi sıklıkla gerçekleştiği için böyle bir işlemin uygulatılmasına gerek kalmamaktadır. Genel olarak 40 ve 50’li yaşlarının üstündeki bireylerde daha fazla yarar sağlayan PRP tedavisi, 30 yaşından küçük bireylere önerilmemektedir. Ancak bu durum bireylerin cilt yaşlarına ve problemlerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Cilt dokularının PRP uygulamasına uygun olup olmadığının öğrenilebilmesi için bireylerin muayene olmalarında fayda bulunmaktadır.

Nasıl Uygulanır?

Prp cilt tedavisi nasıl yapılır diye merak eden bireyler adına belirtilen işlemlerin, ameliyatsız ya da anestezi kullanılmadan gerçekleştirildiğini söylemekte fayda vardır. Herhangi bir estetik operasyon olarak adlandırılamayan genellikle takviye bir yöntem olarak ifade edilen PRP tedavisi uygulamalarında, hastaların hücre dokularının yavaşladığı alanlara, yine hastalardan alınan kan dokuları enjekte edilmektedir. Yüz bölgesinde, trombosit hücrelerinin azaldığı ve yenilemenin durduğu alanlara, bireylerden alınan kan dokuları ( içerisindeki trombosit oranı ayrıştırıldıktan sonra) deri altına gönderilmektedir. Üstelik PRP tedavisinde yalnızda dolgu işlemleri değil aynı zamanda mezoterapi ve krem yöntemleri de kullanılmaktadır.

PRP Uygulama Süreci

Prp tedavisinin uygulama süreci genel olarak 10-30 dakika şeklinde ifade edilebilmektedir. Herhangi bir ameliyat ya da kesik işlemine gerek duyulmadan gerçekleştirilen tedavi yönteminde, hastaların daha öncesinde kan ölçümleri yapılmakta ve yüz bölgelerinde problem olan alanlar tespit edilmektedir. Daha sonrasında ise seanslar halinde bireylerin yüzlerine, alınan kanlar enjekte edilmekte ve cildin onarılma sürecinin hızlandırılması hedeflenmektedir. Prp tedavisi cilt lekeleri ve güneş lekeleri sorunlarının da çözülmesinde etkili yöntemlerden bir tanesi olmak ile birlikte, hastanın düzenli olarak yöntemi kullanması durumunda, cilt dokusunda son derece farklı bir değişimin yaşandığı gözlenmektedir.

Tedavi Sonrası Etkileri Ve Bakım

Prp cilt tedavisi sonrası ise hastaların ciltlerinde ilk fark edilen etkilerden bir tanesinin parlaklık olduğu saptanmaktadır. Bireylerin düzenli olarak PRP tedavisini kullanmalarından sonra,

  • Kırışıklık görünümünün azaldığı,
  • Lekelerin renginin açıldığı ya da kaybolduğu,
  • Yüzün esneklik kazandığı ve
  • Daha berrak bir görünüme kavuştuğu saptanmaktadır.

Ancak bu noktada elbette ki tek seans PRP tedavisi yaptıran bir birey de belirtilen etkileri görmek son derece imkansızdır. Tedavinin olumlu sonuçlar vermesi, cilt dokusunda düzelmelerin yaşanması adına en az 3 seans tedavi yönteminin kullanılması gerekmektedir. 6 ayda bir PRP tedavisi kullanan bireylerin cildinde gözle görülür bir gençleşmenin ortaya çıktığı saptanmaktadır. Daha uzun süre, 12 ayda bir ya da 15 ayda bir düzenli olarak belirtilen işlemi yaptıran hastaların ise cilt dokularının yenilendiğini söylemek doğru olacaktır.